10 Nisan 2012 Salı
Vücudumuz Bilmecesini İnceleyelim-Konular
KONULAR
1 Destek ve Hareket
2 Soluk Alıp Verme
3 Kanın Vücutta Dolaşımı
4 Egzersiz Yapalım
İskeletin Tanımı
İskelet:
İskelet insan vücudunun önemli kısımlarından biridir. Kemikler, insan vücudunun hareket etmesinde rol oynar. Kemikler düşme ve çarpmalar sonucunda kırılabilir. Kırık bir kemiği hareket ettirmek zordur. Kırık kemikler, birbirine kaynaması için alçıya alınır.
İskelet: Kemiklerin bir araya gelmesiyle oluşan yapıya iskelet adı verilir.
Yetişkin bir insanın iskeleti, yaklaşık 206 kemikten oluşur.Bebeklerde kemik sayısı daha fazladır.Ancak bebeklerin büyümeleri sırasında bazı kemikler kaynaşarak tek kemik haline gelir.
Şekillerine Göre Kemikler
İnsan vücudundaki kemikler şekillerine göre gruplandırılır.
Üç çeşit kemik vardır.Bunlar:
Uzun kemik, kısa kemik ve yassı kemik.
Uzun kemik, kısa kemik ve yassı kemik.
- UZUN KEMİKLER: Uzun kemikler kol ve bacaklarımızda bulunur.Bacagımızda bulunan uyluk kemiği,uzun kemiktir.
- KISA KEMİKLER: Kısa kemikler el ve ayak bilekleriyle omurgada bulunur. Omurga,kısa kemiklerden olusur.
- YASSI KEMİKLER: Göğüs,kaburga ve kafatası kemikleri yassı kemiklerdir.
İskeleti Oluşturan Kemikler
İskeleti Oluşturan Kemikler
1.Kafatası
2.Omurga
3.Göğüs kafesi
4.Kollar ve bacaklar
Kafatası Kemiği
Kafatası Kemiği: Kafatası,yassı kemiklerden oluşur.Kemikler birbirine sıkıca kenetlenerek içi boş bir yapı oluşturur.Kafatasının içindeki boşluğu beyin doldurur.Kafatası,beyni çepeçevre sararak çarpma ve darbe gibi dış etkilerden korur.Alt çene kemiği dışında kafatasında bulunan kemikler hareketsizdir.
Omurga Kemiği
Omurga Kemiği: Omurga boyundan başlayıp sırt boyunca uzanır.Omurga kısa kemiklerin üst üste dizilmesiyle oluşmuş bir yapıdır.İnsan omurgasını meydana getiren kemiklere,omur kemiği adı verilir.Omurgada 33 tane omur kemiği bulunur.Omurganın şekli "S" harfine benzer.Omur kemiklerinin ortası boştur.Bu kemiklerin üst üste dizilmesiyle bir kanal oluşur.Omurga, bu kanal içerisinde bulunan önemli bir organı (omuriliği) korur.Omurga vücudun dik durmasında da sol oynar.Boyunda bulunan omurga kemikleri başımıza destek vererek onu dik tutabilmemizi sağlar.
Göğüs Kafesi Kemiği
Göğüs Kafesi Kemiği: Göğüs kafesi; göğüs kemiği,kürek kemikleri ve kaburga kemiklerinden oluşur.Göğüs kafesinde yassı kemikler vardır.Göğüs kafesi kalp ve akciğer gibi hayati organları dış etkilerden korur.
Kol ve Bacak Kemikleri
Kol ve Bacak Kemikleri: Kollar ve bacaklar hareketimizi gerçekleştirmede önemli rol oynarlar. Yürürken bacaklar vücuda desteklik sağlar.
Kasların Yapısı
KASLARIN YAPISI VE GÖREVLERİ:
Kaslar,iskeletimizin üzerini tamamen saran yapılardır.Bu özelliginden dolayı vücuda genel şeklini,iskeletle kaslar verir.Kasların lifli bir yapısı vardır.Kas lifi adı verilen küçük yapıları bir araya gelmesiyle kas demetleri oluşur.Kas demetleri üzeri zarla çevrilidir.Kas demetleri kemiklere bağlıdır.
Kas,kemik ve eklemelerin uyum içinde çalışması hareketlerimizi sağlar.Bir kemiğin hareket etmesi, iki kas grubunun kasılıp gevşemesiyle gerçekleşir.İki kas grubundan birinin kasılması diğerinin gevşemesi,hareketi sağlar.Kasılan kaslar kısalıp kalınlaşır,gevşeyen kaslar ise uzayıp incelir.Kasların kasılıp gevşeme sırasındaki durumlarını kollarımızdaki ve bacaklarımızdaki kaslarda gözlemleyebiliriz.
Kasların Kasılıp Gevşemesi

Kaslarımız nasıl kasılıp gevşer?
|
| Vücudumuzdaki bütün yapılar gibi kaslarımız da hücrelerden oluşur. Kas hücreleri kasılıp gevşeyerek hareket etmemize yardımcı olur. Hareketimizi sağlayan kaslar vücudumuzda çift olarak bulunur. Aynı yönde kasılıp gevşeyen kaslar olduğu gibi zıt yönde kasılıp gevşeyen kaslar da vardır. Örneğin; aşağıdaki resimlerde görüldüğü gibi kolumuzu dirseğimizden büktüğümüzde öndeki kaslar kasılır ve bağlı olduğu kemiği çeker. Bu sırada arkadaki kaslar gevşer. Kolumuzu eski hâline getirdiğimizde ise öndeki kaslar gevşer, arkadakiler kasılır.Bu şekilde zıt çalışan kasların birbiriyle uyumu, hareketlerimizin daha kolay gerçekleşmesini sağlar. |
İskelet ve Kas Sağlığı
İskelet ve Kas Sağlığı:
İskelet ve kas sağlığının korunması için yapmamız gereken bazı davranışlar vardır.Dengeli ve sağlıklı beslenmeyi,bu davranışlarıın ilki olarak sayabiliriz.Kemik ve kasların gelişimi sağlıklı olması için et,süt,yumurta,taze sebze ve meyvelerden yenmelidir.Yaşa, bünyeye uygun olarak ve düzenli yapılan egzersiz,iskelet ve kasların gelişmesine katkı sağlar.Spor yaparken daha çok enerji harcanır.Dolaşım ve solunum hızı artar.Kaslar güçlenir ve sağlıklı olur.Güneş ışığının iskelete olumlu katkısı vardır.Bundan dolayı güneş enerjisinden yeterince yararlanılması gerekir.Özellikle gelişme Çağındaki çocuklarda hatalı duruş,oturuş ve yürüyüş iskekette şekil bozukluklarına sebep olabilir.Eşya taşırken ya da eğilip doğrulurken ani hareketlerden kaçınmalıyız.çarpma ve darbelerden iskeletimizi ve kaslarımızı korumalıyız.
Etkinlikler-2
2-Soluk Alıp Verme
SOLUK ALIP VERİYORUM
İnsanlar, canlılığını sürdürebilmek için yaşamları boyunca soluk alıp vermek zorundadır. Derin bir soluk aldığımızda havanın göğüs kafesimize dolduğunu ve göğüs kafesimizi şişirdiğini hissederiz.
| Solunum Sistemi Organları |
Solunum Organları
Solunum Organları:
Burun: Burun, atmosferdeki havanın vücuda giriş kapısıdır. Hava, soluk alma sırasında önce burna gelir. Alınan hava burunda ısıtılır, nemlendirilir ve tozlardan arındırılır. Bu sebeple burundan soluk alıp vermek ağzından soluk almaktan daha sağlıklıdır. Soluk alma organı olan burun aynı zamanda koku almada da görev yapar.
Soluk Borusu: Soluk borusu gırtlaktan gelen havayı akciğerlere taşıyan borudur. Soluk borusu akciğerlere girerken iki kola ayrılır. Bu sayede her iki akciğere de hava taşınır. Diyafram: Diyafram, göğüs boşluğunu, karın boşluğundan ayıran kaslı yapıdır. Diyafram kasılıp gevşeyerek göğüs boşluğunun büyüyüp küçülmesini sağlar. Göğüs boşluğunun hacminin artıp azalması soluk alıp verme olayının gerçekleşmesini sağlar.
Yutak: Yiyecekler yemek borusuyla mideye, hava ise soluk borusuyla akciğerlere taşınır. Yutak: Ağız, burun, yemek borusu ve soluk borusunun arasında bulunan ve bu yapıları birbirine bağlayan bir kavşak gibi çalışır. Burundan alınan hava yutaktan geçerek soluk borusuna gider. Gırtlak: Gırtlak soluk borusunun başlangıç kısmıdır. Yutaktan gelen hava gırtlaktan geçerek soluk borusuna ulaşır. Gırtlak, besin yutma sırasında kapanır.Gırtlak, boğazımızın ön kısmındaki çıkıntıyı oluşturur.
Akciğerler: Akciğerler göğüs boşluğunun içinde yer alır. Sağ ve solda olmak üzere iki kısımdan oluşur.
Soluk borusu akciğerlerde çok küçük dallara ayrılır. Hava taşıyan bu ince kanallar akciğerin her yerine ayrılır. Akciğerlerde, hava ile kan arasında oksijenlen ve karbondioksit değişimi gerçekleşir.
Her soluk almada akciğerlerimiz havayla dolar. Soluk vermede ise akciğerdeki hava dışarı atılır. Soluk alıp verirken vücutta bazı değişiklikler gerçekleşir.
Yutak: Yiyecekler yemek borusuyla mideye, hava ise soluk borusuyla akciğerlere taşınır. Yutak: Ağız, burun, yemek borusu ve soluk borusunun arasında bulunan ve bu yapıları birbirine bağlayan bir kavşak gibi çalışır. Burundan alınan hava yutaktan geçerek soluk borusuna gider. Gırtlak: Gırtlak soluk borusunun başlangıç kısmıdır. Yutaktan gelen hava gırtlaktan geçerek soluk borusuna ulaşır. Gırtlak, besin yutma sırasında kapanır.Gırtlak, boğazımızın ön kısmındaki çıkıntıyı oluşturur.
Akciğerler: Akciğerler göğüs boşluğunun içinde yer alır. Sağ ve solda olmak üzere iki kısımdan oluşur.
Soluk borusu akciğerlerde çok küçük dallara ayrılır. Hava taşıyan bu ince kanallar akciğerin her yerine ayrılır. Akciğerlerde, hava ile kan arasında oksijenlen ve karbondioksit değişimi gerçekleşir.
Her soluk almada akciğerlerimiz havayla dolar. Soluk vermede ise akciğerdeki hava dışarı atılır. Soluk alıp verirken vücutta bazı değişiklikler gerçekleşir.
Soluk Alma-Soluk Verme
Soluk Alırken:
*Kaburga ve diyafram kasları kasılır. Diyafram düzleşir ve kaburga kemikleri dışarı doğru çekilir.
*Göğüs kafesi genişler. Akciğerlere hava dolar.
*Alınan havadaki oksijen kana, kandaki karbondioksit akciğerlere geçer.
Soluk Verirken:
*Kaburga kasları ve diyafram gevşer. Göğüs boşluğu küçülür.
*Daralan göğüs kafesi akciğerleri sıkıştırır.
*Akciğerdeki kirli hava dışarı atılır.
*Kaburga kasları ve diyafram gevşer. Göğüs boşluğu küçülür.
*Daralan göğüs kafesi akciğerleri sıkıştırır.
*Akciğerdeki kirli hava dışarı atılır.
Neden Soluk Alıp Veriyoruz?
Neden Soluk Alıp Veriyoruz?
Bir insanın yaşayıp yaşamadığını anlama yöntemlerinden birisi, soluk alıp vermesinin kontrol edilmesidir. Soluk alıp veren birinin canlı olduğu anlaşılır. Soluk alma sırasında akciğerlere gönderilen hava insanların hayatlarını devam ettirebilmesi için çok önemlidir. İnsanlar diğer canlılarda olduğu gibi tüm yaşamsal faaliyetler için enerjiye ihtiyaç duyar. Kalbimiz çalışması, yediğimiz besinlerin sindirim organlarında ilerlemesi, hareket etmemiz, zihinsel faaliyetlerimiz ve soluk alıp vermesi için enerji gereklidir. İnsan vücudunda üretilen enerjinin kaynağı, yenilen besinlerdir. Besinlerdeki enerjinin ortaya çıkarılabilmesi için oksijen gereklidir. Soluk alma sırasında havadaki oksijen kana gecer. Oksijen, kanla vücudun her yerine dağıtılır. Benzer şekilde besinler de kanla vücuda dağıtılır. Vücudun her kısmında besin ve oksijen kullanılarak enerji üretilir. Enerji üretme işlemi sonucunda karbondioksit gazı açığa çıkar. Karbondioksit gazı yine kan yoluyla akciğerlere getirilir. Akciğerlerde havaya karışan karbondioksit, soluk verme ile dışarı atılır.
Etkinlikler-3
3-Kanın Vücutta Dolaşımı
Kan Dolaşımı:
İnsan vücudunun her kısmında enerjiye ihtiyaç duyar. Dolayısıyla enerjinin üretilebilmesi için besin ve oksijenin vücudun her kısmına ulaştırılması gerekir. Ayrıca vücut yapılarının işleyişinin sağlıklı olması için de oluşan atık maddeler uzaklaştırılmalıdır. Bu işlemler kan dolaşımıyla gerçekleşir.
Tanım: Vücudumuzda besin,oksijen ve atık maddelerin taşınması işlemine dolaşım adı verilir.İnsan vücudunda dolaşım; kan, damarlar ve kalp tarafından gerçekleştirilir.
Kan ve Damarlar
Kan:
Kan, sıvı bir yapıdır. Kırmızı renklidir, damar içerisinde akarak besin ve oksijeni ihtiyaç duyulan yapı ve organlara taşır.Organlarda oluşan atık maddeler de kan tarafından, atılacağı organa getirilir.
Damarlar:
Damarlar; içerisinde kanın bütün vücuda dolaştığı borulardır. Damarlar değişik büyüklükte olabilir. Kılcal damarlar çok incedir. Atardamar ve toplardamar adı verilen damarlar ise daha kalındır.
Damarlar ağaç kökleri gibi dallanarak bütün vücuda yayılır. Bu sayede damar içerisindeki maddeler bütün vücuda ulaştırılabilir.Kalp
Kalp:
Kalp, göğüs kafesi içerisinde yer alan bir organdır. Her insanın kalbi yaklaşık olarak kendi yumruğu büyüklüğündedir.
Kalp, kasılıp gevşeyerek içerisinde bulunan kanın damarlar içerisinde hareket etmesini sağlar.
Kalp, insan anne karnındayken çalışmaya başlar ve ölünceye kadar çalışması devam eder.
Nabız
Nabız:
Kalbin kanı pompalaması sırasında, kanın damarda yaptığı etkiye nabız adı verilir.
Bir dakikadaki nabız sayısı, insan bir dakikada kalp atış sayısını gösterir. Nabız boynumuz ve el bileğimizin iç tarafında daha ölçülebilir.
İnsanın bir dakikadaki nabız sayısı farklı olabilir. Nabız sayısı; yaşa, cinsiyete ve vücut özelliklerine göre değişiklik gösterebilir.
Küçük yaşlarda nabız sayısında azalma olur.Bir dakikadaki nabız sayısı; bebeklerde 100-120,çocuklarda 80-100,yetişkinlerde ise 70-80 civarındadır.
Stetoskop
Stetoskop:
Hastaların kalp ve akciğerlerini dinlemek için doktorların kullandığı araca, stetoskop adı verilir.
Stetoskoplar kalbin sesini dinleyen doktorlar kalbin düzenli atıp atmadığını fark eder.Akciğerlerin stetoskopla dinlemesiyle soluk alıp verme ile ilgili bir sorun olup olmadığı anlaşılır.Cam huni,"Y" boru, balon, makas, serum hortumu ve koli bandı kullanarak evde basit bir stetoskop yapılabilir.
Kan Vücutta Neden Dolaşır?
Kan Vücutta Neden Dolaşır?
Soluk alıp verme ve kalp atışı, insanın hayatı boyunca devam eden vücut faaliyetleridir.Kalp atışı ve soluk alıp verme birbirinden bağımsız gibi görünse de birbirinin görevlerini tamamlayan özelikleri vardır.Soluk alma ve dolaşım vücudun her yerine oksijenin ulaşmasını sağlamasını sağlamada birlikte etkili olur.Soluk alma ile kana alınan oksijenin organlara ulaşması dolaşım sayesinde gerçekleşir.Kanla sadece oksijen taşınmaz besinlerin vücudun her yerine ulaşması dolaşımla gerçekleşir.
Vücut faaliyetleri sonucu oluşan zararlı maddeler vücuttan dışarı atılmalıdır. Organ ve yapılardan alınan karbondioksit ve diğer bazı zararlı maddeler kanla taşınarak akciğer ve böbrek gibi organlara getirilir. Zararlı maddeler bu organlardan dışarı atılır.Etkinlikler-4
Etkinlik-5
4-Egzersiz Yapalım
Egzersiz:
Egzersiz yaparken bedenin daha çok oksijene ve besine ihtiyacı olur. Besin ve oksijen tüketimi artınca karbon dioksit üretimi de artar.Bu nedenle nabız sayısı artar, nabız atışları duyulur.
Egzersiz yaparken soluk alıp verme de artar.
Nabız ile Egzersiz arasındaki ilişki için tıklayın.
Egzersiz,nabız ve soluk alıp verme ilişkisi şöyledir.
Kaynakça
Kaynaklar:
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php
Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuKavramHaritasiListesi&baslikid=82&KavID=34> (2012,8 Nisan)
<http://www.fenodevi.com/fen-ve-teknoloji-odevi-konulari/122-4sinif-destek-ve-hareket-sistemi.html> (2012,8 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuDeneyListesi&baslikid=77&DeneyNo=907> (2012,8 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuDeneyListesi&baslikid=77&DeneyNo=906> (2012,8 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuDeneyListesi&baslikid=77&DeneyNo=745> (2012,8 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuDigerListesi&baslikid=77&DigID=471> (2012,8 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuDigerListesi&baslikid=77&DigID=415> (2012,8 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuAnimasyonListesi&baslikid=78&AniID=394> (2012,8 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuDigerListesi&baslikid=78&DigID=472> (2012,8 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/bulmaca/iskelet-ve-kas-sagligimiz/iskelet-ve-kas-sagligimiz.htm> (2012,8 Nisan)
<http://www.fenodevi.com/fen-ve-teknoloji-odevi-konulari/127-4sinif-solunum-sistemi.html?phpMyAdmin=evN-n8cgumAbdSHFO6Ynw%2CiH3Uf> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenodevi.com/biyoloji-konulari-odevleri/119-kucukkandolasimi-buyuk-kan-dolasimi.html> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/sinavlar/Vucudumuz-Bilmecesini-cozelim/Vucudumuz-Bilmecesini-cozelim.htm> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/sinavlar/4-vucut-tekrar/4-vucut-tekrar.htm> (2012, 9 Nisan)
<http://www.sadullah34.net/testler/4sinif/fen/4.sinif_fen_test1.html> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuBaslikListesi&baslikid=82&KonuID=420> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuAnimasyonListesi&baslikid=82&AniID=99> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuDigerListesi&baslikid=82&DigID=480> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenogretmeniyiz.biz/oyun_oyna.asp?kategori=9&id=519> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenogretmeniyiz.biz/oyun_oyna.asp?kategori=9&id=713> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenogretmeniyiz.biz/oyun_oyna.asp?kategori=9&id=516> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuDigerListesi&baslikid=81&DigID=478> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuBaslikListesi&baslikid=81&KonuID=419> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuKavramHaritasiListesi&baslikid=82&KavID=94> (2012, 9 Nisan)
<http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuAnimasyonListesi&baslikid=80&AniID=98> (2012, 9 Nisan)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
